Çocuklarımız için okul sırası

adaİlkokul yıllarınızı bir hatırlayın: üstü yazılı, çizikler içinde ve çoğu zaman çatlamış okul sırası ve dolaplar gözünüzün önüne geldi mi? Tam, kâğıda en güzel yazınızla ödevinizi ya da sınav cevaplarınızı yazacakken sıranın üstündeki bir yarık yüzünden kâğıdınızın yırtıldığını anımsadınız mı? Evet, belki o yılların şartları onu gerektiriyordu; ama artık devir değişti. Hem ebeveynler hem okul idarecileri hem de üreticiler bu konuda çok fazla akıl yoruyorlar.

Çocuklarımız, gençlerimiz bizim geleceğimiz. Onların yaş gruplarına göre anatomik yapılarına uygun, sağlam ve sağlıklı malzemeden yapılmış okul sıralarına sahip olmalarını kim istemez? Eğitimciler için sınıfın fiziksel ortamı da eğitim programı kadar önemlidir. Oturduğu sırada sırtı ağrıyan, mini mini ayakları yere değmeyen ya da uzun boylu olduğu için dizleri masaya sığmayan bir öğrenciden ne kadar verim alacağını kara kara düşünür öğretmenler. Teneffüste sıranın ya da dolabın düşmesi, onların en büyük korkusudur. O öğrenciler, öğretmenin sorumluluğu altındadır ve ona emanettir. En ufak bir kazada öğretmenin yüreği ağzına geliverir.

Öğrenciler için okul sıraları sapasağlam; ama bir o kadar da rahat ve sevimli bir sınıf hayal edin. Köşeleri, çarpma sonucu olabilecek yaralanmalara karşı özellikle yuvarlatılmış sıralar olsun. İstediğiniz rengi seçtiğinizi, ayrıca sıra örtüsü diktirmek gibi bir külfeti hesap etmediğinizi düşünün. Kitaplık dolabının kırık ayağı ya da cam kapağı yüzünden kimsenin canının yanmayacağı fikriyle yüreğinizin ne kadar ferahladığını bir hesap edin. Rüya gibi bir şey bu, öyle değil mi? Hayır değil. Artık, böyle bir sınıf rüya değil. Geleceğimiz olan evlatlarımıza değer vererek onlara rüya gibi bir okul sunalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir